|SELECT LANGUAGE YOU WANT TO READ/Turkey News Agency Internet Newspaper||OKUMAK İSTEDİĞİNİZ DİLİ SEÇİNİZ/Türkiye Haber Ajansı İnternet Gazetesi|

Türkiye’nin bakır potansiyeli
Misafir KALEM

Misafir KALEM

Türkiye’nin bakır potansiyeli

20 Ocak 2013 - 03:17

Türkiye’nin bakır potansiyeli dikkat çekici seviyede

Değerli metallerde yükseliş yavaşladı 

Değerli metaller, 2012 yılı içerisinde Avrupa’daki ekonomik kriz başta olmak üzere ABD Merkez Bankası FED’in üçüncü parasal genişleme hamlesi ve ABD Mali Uçurumu gibi gelişmelerin de etkisiyle oldukça volatil hareketler sergiledi. Avrupa krizi ile birlikte Euro’da meydana gelen değer kayıplarından nasibini alan altın, gümüş ve bakır, 2012 yılı ortalarında ise ABD tahvil alım söylemleri ile Dolar’a karşı değer kazanarak yaşadığı sert düşüşleri telafi etmeye çalıştı. Genel görünüme baktığımızda, Değerli metallerde devam eden yükseliş trendinin 2012 yılı içerisinde ivme kaybettiğini ve alımların yavaşladığını görüyoruz. 

Çin’in 2013 büyüme beklentileri, bakırın orta vadedeki yükselişini güçlü kılıyor 

Dünyada bakır madeni üretimi 2010 yılında 15,9 milyon ton iken bakır madeni kapasitesi 19,8 milyon ton seviyelerinde gerçekleştirilmiştir. 2011 yılında ise bakır madeni üretim miktarı 16,100 tona ulaşmıştır. Bölgesel olarak bakır üretimi ele alındığında ise en fazla üretim Asya ve Amerika tarafından gerçekleştirilmiştir. 

Değerli metallerin arz talep ilişkisini göz önünde bulundurduğumuzda, küresel piyasalardaki hammadde ihtiyacının beraberinde, özellikle gelişen ekonomilerde, ciddi bir hammadde talebi getirdiğini söyleyebiliriz. Başta ABD (Şili) olmak üzere Çin, Japonya ve Avrupa ülkeleri sürdürülebilir ve etkin ham madde tedariki konusunda öncü olmayı hedefleyen ülkeler arasında yer alıyor. Bakır, diğer değerli metallerden farklı olarak, özellikle sanayi sektöründe yaygın bir kullanıma sahip olması nedeni ile hammadde arzında en çok talep gören metallerin başında geliyor ve bu yüzden ülkelerin ekonomik büyüme verilerinden oldukça fazla etkileniyor. Yüzde 40'lık bakır tüketimiyle dünyanın en büyük bakır tüketicisi konumunda olan Çin’deki 2013 büyüme beklentilerinin olumlu bir tablo çizmesi, bakır fiyatlarındaki yükseliş beklentisini 2013 yılı için güçlü kılıyor. Özellikle Çin’in 2013 yılına ait ilk PMI verisindeki istikrarlı iyileşme sinyalinin, yeni yıla yüzde 3,5 değer kazancı ile başlayan bakır fiyatları üzerinde olumlu etkisi olduğunu görüyoruz. Diğer taraftan, Çin ihracatının Aralık ayında bir önceki yıla göre yüzde 14,5 oranında yükseldiğinin belirtilmesi ve ithalatın geçtiğimiz yıla göre yüzde 6 oranında genişleme kaydederek yüzde 3,5’luk artış beklentisini ikiye katlaması, bakır fiyatlarını yeni yılın ilk haftasında yukarı taşıdı. Diğer taraftan, ABD Merkez Bankası FED’in mevcut para politikalarındaki gevşemenin ABD ekonomisi üzerinde olumsuz bir etki yaratmasının önüne geçmek adına QE3’ten geri adım atılabileceği beklentisi, Dolar’daki değer kazancına bağlı olarak, bakır fiyatlarını kısa vadede aşağı çekiyor. Ayrıca, Dünya’nın üçüncü büyük bakır kullanıcısı olan Almanya’nın 2013 yılının başında açıklanan GSYH verisinin zayıf gelmesi sonrasında da LME Bakır fiyatlarında düşüş yaşandığını görüyoruz. 

Bakır fiyatlarının mevcut durumuna teknik açıdan baktığımızda ise, kısa vadede 8000 seviyelerinin altına kadar inen bir düşüş yaşandığını görmekteyiz. Ancak, 2011’den bu yana gözlenen yükseliş trendinin 7750 destek seviyesinin üzerinde kalındığı sürece orta vadede 8450-8780 bandı içerisine hareket edebileceğini düşünüyoruz. 

Kaynakların verimli kullanılması Türkiye sanayi sektörünü 2013 yılında doyuma ulaştırabilir 

Türkiye’deki genel görünüme baktığımızda Rusya, ABD ve Çin’in Türkiye’nin en çok bakır ihracatı yaptığı ülkeler arasında olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin metalik bakır içeriği olarak 100 bin ton civarında bir üretim potansiyeli olmasına rağmen, üretim kapasitesi 42 bin ton olarak gerçekleşmektedir. Türkiye bakır tüketimi ise yıllık 400 bin tona ulaşmakta ve bakır ticaretinde 2012 yılında 3,5 Milyar Dolarlık ithalat ve 1,2 Milyar Dolarlık ihracat rakamları göze çarpmaktadır. 

Türkiye’de bakır üretimi önceki yıllarda ağırlıklı olarak kamu tarafından yapılırken, 2005 yılından bu yana yapılan özelleştirmeler ile üretimin tamamı yerli ve yabancı özel sektöre devredilmiştir. Dünyada bakır talebinin genel olarak yükseliş gösterdiği bu ortamda Türkiye’nin üretim kapasitesinin üretim potansiyelinin yarısından az olması, kaynakların daha verimli kullanılması ihtiyacına yol açmaktadır. Madencilik sektöründe yer alan kuruluşların bu sektörü geliştirebilecek doğru teknoloji ve kapasiteleri en yüksek verimde kullanmaları halinde, bakır üretim potansiyeli 2013 yılında Türkiye’nin hem ihracat hem de yerli sanayi hammadde ihtiyacını doyuma ulaştırabilir. 

Türkiye 2008 – 2012 Bakır İhracat/İthalat Rakamları

Güzem Yılmaz
İntegral Menkul Değerler
Araştırma Departmanı, Analist

Son Yazılar