|SELECT LANGUAGE YOU WANT TO READ/Turkey News Agency Internet Newspaper||OKUMAK İSTEDİĞİNİZ DİLİ SEÇİNİZ/Türkiye Haber Ajansı İnternet Gazetesi|
ERZURUM'UN HAFIZASINI, ÇOCUKLUĞUMUZU ANILARIMIZI, GAZİ...
  • Reklam
Ahmet KAPLAN

Ahmet KAPLAN

ERZURUM'UN HAFIZASINI, ÇOCUKLUĞUMUZU ANILARIMIZI, GAZİ İLKOKULU'NU YOK ETTİLER

27 Mayıs 2021 - 23:02 - Güncelleme: 09 Haziran 2021 - 00:59

ERZURUM’UN HAFIZASINI, ÇOCUKLUĞUMUZU ANILARIMIZI GAZİ İLKOKULU'NU YOK ETTİLER

Çocukluğumuz, hatıra biriktirdiğimiz önemli dönemlerdir.

Çocukken yaptığımız, hatırladığımız ve hatırlamadığımız bir sürü anımız vardır! 

Ama okul anıları unutulmaz…

Anılarımızı biriktirdiğimiz en önemli dönemleri İlkokulumuzda yaşadık…

Farkındalıklarımızı orada kazandık…
Yaşıtlarımızla zaman geçirdik, sosyal - duygusal farkındalık ve aidiyet duygusunu kazandık…

Annem - babamdan sonra benimle bağ kuran ve hayatıma değer katan en önemli kişi öğretmenim Kemal Çiçek’ti…

En güvenli mekanım, sığınağım evimden sonra okulumdu!


ŞEHRİN HAFIZASI

Kültürel miras olan Erzurum Gazi İlkokulu, Şehri Mübarek Erzurum’un eğitim hafızasıydı…
Okulumuz bugün önemli mevki ve görevlerde olan, önemli değerlere veya eserlere imza atan mezunlar vermiş. Çok önemli isimler okulumuzda yetişmiş…

Okulumuzun bize şefkat sunan ve tarih kokan mistik havası vardı…
Akıl ve mantık çerçevesinde anlaşılamayan bir vakarı vardı bu 3 katlı taş binanın, müthiş bir özgüven yüklüyordu bize… Bizim yuvamızdı Erzurum Gazi İlkokulu…

Duygularımıza yüklenen değeri, geçmişinde de gizliydi…

Tarih kokan, üzerinde hem geçmiş hem gelecek değeri taşıyan, zarif bir işçilikle yapılmış taş binamız, müzesi, eğitim - sinema salonu ve her bir köşesiyle ilim ışığıyla aydınlanmış bir kültür mirasıydı…

Yaşıtlarımdan erken 6 yaşında okula başladım ve bu tarihi binanın koynunda anne baba şefkati gibi bir huzuru yakaladım.

Erzurum’un tarihi misyonu olan mahallelerinden, Eminkurbu Mahallesi Libya caddesindeki 240 metrekare taş bir evde annem babam ve 8 kardeşimle yaşıyorduk…
Evimizin arka caddesi ise okulumuzun, Erzurum Gazi İlkokulu’nun da yer aldığı Nene Hatun Caddesiydi… Mahallemizin tüm çocukları bu okulda eğitim aldık.

Hatta benim kardeşlerim, oğlum Arif Kürşad Kaplan, yeğenlerim Dr. Hakan Levent Kaplan, Dr. Volkan Kaplan, diğer yeğenlerim, kuzenlerim ve tüm akrabalarım da burada eğitim gördü.
Sadece akrabalarım değil, Erzurum Gazi İlkokulu'nda çok önemli isimler eğitim gördü! ...
Çok önemli kişiler yetişti Erzurum Gazi İlkokulu'nda! ...

Küçücük bir çocuk gözüyle o kadar büyük gelirdi ki okulumuzun binası…
Hele bahçesi… Koş koş bitmezdi.

Çocukluğuma dair ne kadar anım varsa 3 katlı taş binamızda ve bahçesinde yaşandı.

İlk heyecanlar, ilk korkular, ilk zevkli oyunlar ve korku ile sevgi arasında büyük bir heyecan içerisinde hayran olduğumuz ilk öğretmenimiz.
İlk kavgalar, ilk aşık olmalar, ilk başarıyla tanışıp, ilk başarısızlığı tatmalar.
Bütün ilklerimiz, anılarımızın ismiydi Erzurum Gazi İlkokulu…

Her köşesinde, arkadaşlarımla yaşadığımız anıları daha dün gibi hatırlıyorum!

Herkesin siyah önlüğü, beyaz yakalığı vardı...
Zengin yoksul ayrımı olmadan herkes aynı üniformayı giyerdi…
Siyah önlüğümüzden, beyaz yakalığımıza, nasıl sıraya girdiğimizden tutun da, merdivenleri deli gibi çıkışımıza, teneffüs zili çalmasıyla birlikte, çeşmelerinden su içmek için birbirimizle nasıl yarıştığımıza kadar her olay ilk günkü tazeliğinde anılarımızda.

Dünyanın en lezzetli yemeklerinden daha lezzetliydi kooperatifte satılan simit…

Ben hep çalışkandım… Sınıfın Başkanıydım…
Öğretmenim Kemal Çiçek beni oğlu Feridun Hakan Çiçek’ten ayırmazdı…
Hakan
’la ben kitap okuma yarışması yapardık…  
Okul Müdürümüz İhsan Güven’den Müdür Yardımcısı Ferdane Karaduman’dan Öğretmenim Kemal Çiçek’ten ödüller aldım… 

KOOPERATİF BANA EMANETTİ
Çok çalışkan olduğum için okulun kooperatifini 4. ve 5. Sınıflarda Müdür Yardımcısı Ferdane Karaduman bana emanet etmişti…

Orada defter, kalem, silgi ve okul gereçlerini ucuz fiyatla öğrencilere satıyordum.
Hiç unutmuyorum sattığımız kalem ve diğer ürünlerin üzerinde DMO yazısı vardı.
Devlet Malzeme Ofisinden alınan bu ürünler öğrencilere, kırtasiyelerden çok ucuz bir fiyata, çok küçük bir karla satılıyordu… Mezun olduğumda bana çok güzel bir sürpriz yapmıştı Ferdane Karaduman… Buradan elde edilen kar Öğretmenler Bankası’na yatırılmıştı…
Babamı okula çağırdılar ve babama “buradan elde edilen kar Ahmet Kaplan adına Öğretmenler Bankasına yatırıldı ve 18 yaşına ulaşınca parayı çekebilecek” denilerek banka cüzdanı teslim edildi… Hayatımın en önemli anısı ve değeri oldu…

MEZUNİYET SINAVI

O yıllarda İlkokul hemen bitmiyordu… Mezuniyet için bitirme sınavı yapılıyordu.

1972 – 1973 eğitim öğretim döneminde yapılan İlkokul Mezuniyet Sınavında elde ettiğim başarıyla, “OKUL BİRİNCİSİ” olarak ilan edildim.
1968 yılında 6 yaşında okula başladığım için diğer mezun olanlardan bir yaş küçüktüm.
Okul Müdürümüz İhsan Güven ve Öğretmenim Kemal Çiçek, tüm öğrencilerin huzurunda tebrik ettiler, diplomamı verdiler ve yine bir "dolma kalem" hediye ettiler.
Heyecandan ağlamaya başlamıştım…
Çocuklarından ayırmayan öğretmenim Kemal Çiçek bana su içirdi yanaklarımdan öptü sakinleştirdi…

KÜLTÜR MİRASI
Osmanlı eğitim konusunda farklı bir politika uygulamış, azınlıkların ibadetine ve eğitimine karışmamış. 1839 yılında Maarif Teşkilatının yaptığı bir düzenleme ile Osmanlı’da 4+4+3 eğitim sistemi ile okul yapımı teşvik edilmiş fakat eşrafa bırakılmıştı.  Bu nedenle yurdun her köşesinde okul yoktu. Gerek ülkenin içinde bulunduğu ekonomik bunalım gerekse eğitim finansmanının yerel idarelere, dolayısıyla eşrafa bırakılmasının yarattığı olumsuzluklar dolayısıyla temel eğitim alanındaki gelişim sınırlı olmuştu. 1928’lerde erkeklerin % 6.82’i kadınların % 0.82’si okuma biliyordu.
Temel eğitim, okul yapımı Cumhuriyet Dönemi’nde daha önem kazandı.

Azınlıklar ise eğitime ve ticarete çok önem veriyordu. Misyonerler ülkenin her tarafında okullar kuruyor ve hem kendi insanlarını hem de saflarına çekmek istedikleri ailelerin çocuklarını bu okullarda eğitiyordu. Erzurum’un da 1900’lü yıllarda her köşesinde yabancı okullar kuruluyordu.
O dönemlerde kurulan okul binamızın temeli 1902 yılında atılmış. İlk olarak “Amerikan Protestan Kız okulu” olarak hizmet vermiş. 1904 yılında yanmış ve aynı yıl yeniden yapılmış.  


1900’lü yılların başında okulumuzun çevresi yabancı misyonların yaşam merkezi haline gelmiş.

Gazi İlkokulunun karşısındaki bizim evin aşağısında "yanık bina" diye bilinen bina da 1904 de Protestan Erkek Okulu olarak yapılmış. Burası da 1904 de yangın geçirmiş ve 1906'da tekrar yapılmış.

"Yanık Bina"nın yaşlılarımız tarafından anlatılan hikayesinde ise Ermenilerin topladıkları Müslüman Türk çocuklarını, kadınlarını ve yaşlılarını buraya hapsedip, önce süngüyle öldürdükleri daha sonra yaktıkları anlatılıyordu.  

ERZURUM’UN KÜLTÜR MERKEZİYDİ

Erzurum Gazi İlkokulu; tarihsel mimari değere sahip binası, yetkin öğretmen kadrosu ve şehir hayatı ile bütünleşmiş bir okuldu. 3 bin civarında kitabı olan kütüphanesi, Osmanlının son dönemlerine ve Cumhuriyete ışık tutacak belge bilgi ve tarihi eserlerle dolu müzesi, berber salonu, anaokulu vardı. 

Müzede, haritalar, insan ve çeşitli hayvanların iskelet maketleri, insan anatomisini ve iç organlarını sökülüp takılan şekilde gösteren maketler, gezegenlerin hareketini uygulamalı gösteren uzay maketi, laboratuvar malzemeleri, mehter takımında kullanılan tüm enstrüman ve kıyafetler, üzerleri sırma ile işli kadifeden kadın ve erkek bar ekibi kıyafetleri, kaftanlar, izci kıyafetleri, davullar, bandolar, trampetler, çeşitli tablolar ve okulun tarihi arşiv kayıtları vardı.
Sinema makinesi, muhteşem ses sistemleri ve tek noktadan kontrol edilebilen mekanizmasıyla sinema perdesi, perdenin hemen yanında bulunan tarihi değeri çok büyük olan bir Akustik Piyano ile günümüzde bile başka hiçbir okulda olmayan Eğitim ve Sinema salonu vardı.
Eğitim ve Sinema salonunda belli aralarda tekrarlanan müsamereler, film gösterimleri ile Gazi İlkokulu Erzurum’un kültür merkeziydi.
Ben ilk kez bir bir piyanonun tuşuna bu "Eğitim Salonu"nda dokundum…
O basit bir Piyano değil, çok değerli bir Tarihi eserdi…
Müzik aletlerine de merakım vardı.
Okul Müdür muavini ve Müzik Öğretmeni Zekeriya Tüfekçi bana mandolin çalmayı öğretmişti…
Piyanoyu denemek istediğimi söyleyince tarihi değerini anlatmıştı ve tuşlara dokunmama izin vermişti… Bu Akustik Piyanodaki pedallara ayaklarla basarak, ürettiği sesi değiştirebileceğimizi anlatmıştı.
Ben deneyince bozarım diye çok korkmuştum.
Öğretmenimiz Zekeriya Tüfekçi bana cesaret vererek öğretmeye çalışmıştı…

MEHTER TAKIMI BAŞKA BİR DEĞERDİ

Okulun mehter takımı; Erzurum’un önemli günlerinde ve tüm ulusal bayramlarda yaptığı gösterilerle halkın gönüllerinde yer eden müzik grubuydu. Hastaneler Caddesinde, resmigeçitte Gazi İlkokulunun geçişi muhteşem olurdu.
Ben de müziğe yatkın olduğum için Mehter takımında dümtek çalıyordum.
Mehter takımının Sadrazamı Necmi Abi mezun olmasına rağmen bu görevini sürdürüyordu…

Yapılan pek çok aktiviteleriyle, Gazi İlkokulu tüm Erzurum’un gözünde özgün bir değerdi.
Birkaç kez ailemden izin aldılar ve Erzurum Halk Eğitim merkezinde, subay orduevinde takım arkadaşlarımızla mehteran gösterileri yapmıştık.

Erzurum Gazi İlkokulu’nda verilen eğitim, yaşanılan hayat şartlarına göre en iyisiydi.
Okulun hafızası, geleneği ve anılarda yer alan değeri vardı.
Erzurum Gazi İlkokulu, değerleriyle birlikte yaşatılması gereken bir Tarihi Hafızaydı.  

1902’DE TEMELİ ATILMIŞTI, YIKTIKLARINDA 100 YAŞINDAYDI

Erzurum Gazi İlkokulu’nda eğitim ve öğretim en son 1990-1991 yılında yapılıyor.  
Her binada olduğu gibi, Tarihi Erzurum Gazi İlkokulu’nda da tadilata ihtiyaç duyuluyor.
Anlaşılmaz bir kararla önce eğitim ve öğretime kapatılıyor.
Sonra birileri göz dikiyor ve talan başlıyor…
Müzede, kütüphanesinde, eğitim salonunda, okulun her köşesinde değerli ne varsa taşınıyor…

Bina 2002 yılına kadar boş bırakılıyor ve bakımsızlık nedeniyle tahrip oluyor…

İddialara göre bulunduğu araziye göz diktikleri için yıkım kararı alıyorlar.

100 yaş sınırına ulaşıp tarihi eser olan Erzurum Gazi İlkokulu binasını yıkabilmek için tezgahlar kuruluyor…

Tarihi Erzurum Gazi İlkokulu 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gereken taşınmaz kültür varlığı niteliği taşıyordu.

Tarihi Erzurum Gazi İlkokulu tescillenerek koruma altına alınması gerekirken yıkabilmenin yolu aranıyor. Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan; temeli 1902 yılında atılmış olan okul binasının 1904 te geçirdiği yangın sonrası yapılan onarım tarihini, yapım tarihi diye kaydederek tarihi eser olmadığı raporu çıkarılıyor. 

Erzurum İl Özel İdaresi; 2002 yılında 100 yaşındaki Tarihi Gazi İlkokulu binasını ve eğitim-sinema salonunu yıkarak bir eğitim hafızasını, kültür mirasını yok ediyor…
Tarihi değeriyle ilgili birileri dava açar ihtimaliyle tarihi eser yıkımı gibi binanın taşlarını numaralandırıyorlar. Fakat o dönemde kimsenin sesi çıkmayınca o tarihi taşlarla tarihi evlerin tamiri yapılıyor bazı yerlere çeşmeler yapılıyor ve taşlar da yok ediliyor…

1902 yılında temeli atılan 100 yaşındaki Tarihi Erzurum Gazi İlkokulu, 2002 yılında, 98 yaşında denilerek yerle bir ediliyor.

Koruma kurulu "korumama kurulu" gibi davranmamalıydı. Temeli 1902’de atılmasına rağmen tamir tarihi dikkate alınarak verilen, “Yapının tescilinin uygun olmadığı” yönündeki karar öncelikle kamu yararına aykırıdır. 

Tarihsel miras olan Erzurum Gazi İlkokulu binası; içerisinde bulunan eğitim hafızası ve tarihi eserler ile birlikte korunarak gelecek kuşaklara aktarılmalıydı. 

Dünya ülkelerinde 100 - 200 yıllık okullarının hala eğitim vermesiyle övünülürken…
Biz ise 100 yıllık tarihi binaları yıkıp arsa üretmekle övünüyoruz.

Evet, kültürel miras olan Erzurum Gazi İlkokulu Şehri Mübarek Erzurum’un hafızasıydı…

Tamir etmek yerine yıktırıldığı dönemde de yüz yılın eğitim hafızasıydı…

Yıkılan basit bir bina değildi…
Benim ve benim gibi o okulda okumuş binlerce insanın, hayalleri ve anılarıydı yıkılan.

YETKİLERİ GÖREVE DAVET EDİYORUM!

Küçük bir bakım gerektiren Erzurum Gazi İlkokulu'nu tamir etmek yerine önce boşaltıp harabeleştirdiler. Sonrasında ise 1902 yılında temeli atılan 100 yaşındaki Tarihi Erzurum Gazi İlkokulu'nu, 2002 yılında, 98 yaşında denilerek yerle bir ettiler.

Evet; Erzurum’un hafızasını, çocukluğumuzu, anılarımızı yıktılar! …

Yılkılan tarihi hafızanın hayallerimizin yerine, Gazi İlkokulunun bahçesinin bir köşesine ruhsuz, hafızası olmayan bir beton yığını kondurarak gözleri boyamaya çalıştılar...

Alel acele yıktırılan Gazi İlkokulunun içerisindeki Müzede yer alan tarihi eserler nerede?
Tarihi Akustik piyanoya ne oldu...
Gazi İlkokulunun, Tarihi hafızanın, müzesinde kütüphanesinde ve her bölümünde bulunan "ganimetleri" kayıt altına alınmadan nereye götürüldü?

Erzurum Milletvekillerini,  Erzurum'un gerçek sahiplerini, Erzurum Valisini ve savcıları göreve çağırıyorum... 

Tarihi okulumuz neden yıkıldı?
İçerisindeki Tarihi eserler ve okulumuzun hafızası nerede?

Ahmet Kaplan – 27.05.2021

Bu Arada Gazi İlk Okulu Mezunu Mehmet Dağıstanlı Hocamız da Gazi İlkokulu ile ilgili bilgileri içeren bir Belgesel Kitap hazırladı... Şu anda basım aşamasında olan bu kitap yakında sizlere ulaşacak... Okuyunca O günleri yaşayacak ve GİO gerçeğini detayları ile öğreneceksiniz...

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Tuncay KILINBOZ
    1 hafta önce
    Süper, anlatım çok hüzünlendim dilinize ve yüreğinize sağlık var olun...
  • Mustafa Diaver
    1 hafta önce
    Ahmet Bey, yazınız mükemmel. Hatıralarımızı diri tutuyorsunuz. Tekrar ve defalarca okunacak ve gençlerimize gelecekde işlerin nasıl yapılmasını ya da yapılmamasını doğrudan izah etmişsiniz. Teşekkürlerimle hoşcakalın.

Son Yazılar