Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde sabah saat 08.02 sıralarında film sahnelerini aratmayan bir dehşet yaşandı.
Bu okulun 9. sınıf öğrencisi bir öğrenci genç, dedesine ait pompalı av tüfeğiyle okul önünde dehşet saçtı. Okul önünde ders zilinin çalmasına dakikalar kala gerçekleşen saldırıda 3'ü ağır 11 öğrenci yaralandı. Yaralı öğrencilerin tedavileri kaldırıldıkları hastanelerde sürdürülüyor.
Bu saldırı olayının ardından tüm televizyon kanallarının haber bültenlerinde olayın gerçekleştirildiği okul çevresinde yaşanan korku, telaş ve kargaşaya ilişkin görüntüleri üzülerek izledik. 15 yaşındaki bir genç öğrencinin kendi okulunun önüne silahla gelmesi ve aynı okuldaki öğrencileri beraberinde getirdiği pompalı av tüfeğiyle rastgele ateş ederek yaralaması hepimizi sarstı. .
Emniyet birimlerinin yaptığı ilk incelemelerde, öğrenci saldırganın olaydan bir gün önce okul önünde akranlarıyla " kız meselesi " yüzünden tartışıp kavga ettiği belirlendi. Saldırının bu kavganın devamı olarak gerçekleştirilği değerlendiriliyor.
Savcılık makamınca adli sürecin titizlikle sürdürüldüğü ve olayı soruşturmak üzere iki cumhuriyet savcısının görevlendirildiği, saldırgan çocuk ile birlikte annesi, babası ve saldırıda kullanılan silahın sahibi olan dedesinin de gözaltına alındığı açıklandı. Silahın çocuğun eline nasıl geçtiği ve muhafaza koşulları da araştırılıyor.
Saldırının daha da düşündürücü olanı, öğrenci çocuğun kullanılan silaha evden ulaşılabilmesi..
İnsan ister istemez soruyor: Kalem tutması gereken ellerde neden silah var..?
Ben burada suçu sadece çocukta aramıyorum. Önce biz yetişkinlerin, özellikle ailelerin kendilerine bakması gerekiyor. Bir çocuk evde silahın nerede olduğunu bile bilmemeli.. Ama geldiğimiz noktada çocuk, sanki defter kalem alır gibi silaha ulaşabiliyor.
Sonra da çözümü okul kapısına daha fazla güvenlik görevlisi koymakta arıyoruz..! Elbette güvenlik önemli. Ama çocuk silahı evden alıp okulun kapısına kadar getirebiliyorsa sorun okul kapısında başlamıyor ki..!
Okullarda şiddet önlenebilir mi..? Bence evet. Ama bunun yolu her öğrencinin arkasına bir kolluk kuvveti koymaktan geçmiyor. Hiçbir güvenlik görevlisinden bir öğrencinin birazdan ateş açacağını öngörmesini bekleyemeyiz.
“Çocuklara ne oluyor? Daha doğrusu, biz çocukları nerede kaybediyoruz?”
Günümüzde anne babalarda kaygı arttığı için çocuklarına karşı daha korumacı oldular. Bu da bazen kontrole dönüştü. Bunu da genellikle ödül, ceza, tehdit, övgü ve müdahaleyle yapıyorlar. Böyle olunca çocuk anlaşıldığını, kendisiyle empati kurulduğunu düşünmüyor ve bazen de güçsüz bırakıldığını düşünüyor. Bazı çocuklar da bu güçsüzlüğünü şiddetle yenmeye çalışıyor. Diğer insanlara güç uygulayarak…
Bu mesele çok daha önce, evde başlıyor. Ailenin çocuğuna ayırdığı zaman, verdiği eğitim, koyduğu sınırlar… Çocuğunun kimlerle arkadaşlık ettiğini, neler yaşadığını, neye öfkelendiğini bilmesi… Bütün sorumluluğu aileye yüklemek de doğru değil.. Okul yönetimi, öğretmen ve rehberlik servisi, çocuktaki değişimi zamanında fark etmeli. Bir çocuk içine kapanıyor, öfkesi büyüyor ya da şiddetten söz ediyorsa bunu “ergenliktir, geçer” diyerek görmezden gelemeyiz. Çünkü hiçbir çocuk bir sabah birden bu hâle gelmiyor..!
Aile çocuğunu yalnız bırakmayacak, okul çocuktan gelen işaretleri zamanında görecek ki, başka bir ailenin çocuğunun canı yanmasın..!


















