Eurovision heyecanı dün gece bir kez daha sardı evlerimizi. Gelişmeler ve oradaki atmosfer ise Türk halkına yine usta sunucu Bülent Özveren tarafından aktarılıyordu.
Ben Bülent Özveren’siz bir Eurovision düşünemiyorum. Çocukluğumuzun Eurovision akşamları ve Bülent Özveren’in muhteşem sunumu...
Yıllar sonra kendisinden güzel konuşma ve diksiyon dersleri alırken Eurovision anılarını dinleme şansım da olmuştu. Unutamadığı anısı ise Sertab Erener’le ülkemize gelen birincilikti.
Bülent Özveren’in ustalığının en önemli göstergelerinden biri ise kusursuz sunumunun yanında tarafsız ve gerçekçi yorumlarda bulunması. Bu farkı da dün akşam Fransız sunucuların Manga hakkındaki yorumlarıyla bir kez daha açıkça gördük.
Ülkemizi Manga temsil etti ve her yıl olduğu gibi seçilen şarkıyla ilgili bu yıl da olumlu ve olumsuz yorumlar yapılmıştı. Fakat tüm olumsuzluklara rağmen büyük bir başarı gösterdi Manga ve ikinciliği göğüsledi.Manga Eurovision’da bu yıl yarışan tek rock müzik grubuydu.
Sahneye 14.'üncü sırada çıkan Manga, We Could Be The Same (Aynı Olabiliriz) isimli şarkılarıyla sahnede öyle rahat ve kendilerinden emin davrandı ki seyirciyi en çok etkileyen performansı gerçekleştirdi. Birçok ülkenin görüşü de şüphesiz bu yönde. Bunu gerek yapılan açıklamalardan gerekse de alınan dereceden de açıkça görüyoruz.
Yalnız bir istinai durum söz konusu oldu. O da Fransa’nın sunucularından gelen dostlukla bağdaşamayacak eleştiriydi. Eurovision 2010'u canlı veren Fransız France 3 sunucuları Manga'yı beğenmediklerini söyledi.
Manga’nın performansının hemen ardından “Hoşa giden bir müzik değil, Türkiye'nin hiç şansı yok, kimse bu müziğe oy vermez.” şeklinde yorum yapan sunucular oylama sırasında Türkiye'ye puanlar geldikçe “İnanılır gibi değil.
Bu nasıl müzik zevki? Bu melodiye nasıl puan verilir?” dedikten sonra Fransa'dan Türkiye'ye 12 puan gelmesi üzerine “Sen de mi Fransa? Fransa'nın bile müzik zevki kötü yönde değişmiş” diye konuştu.
Sunucular Manga’nın şarkısını beğenmemiş de olabilirdi. Söylediklerinin izleyenlerin görüşlerini etkileyebileceğinin farkında bile değil gibiydiler. Dediğim gibi beğenmemiş olabilirlerdi, bu doğaldı zira orada kendilerini değil ülkelerini temsil ettiklerini ve ağızlarından çıkan her sözün ülkelerini bağladığını unutmamalıydılar. Ama ne yazık ki unuttular…
Eurovision uluslar arası bir müzik yarışması. Müziğin evrenselliğini tüm dünyaya her yıl hatırlatan bir görsel şölen ve anlamlar bütünü. Müziğe kişisel çıkarlar ve siyaset karışınca işin tadı hakikaten kaçıyor. Birçok yıl Eurovision’da bunun örneklerini gördük. Çok başarılı olan şarkılara bile sırf siyasi ilişkilerin iyi olmaması sebebiyle verilen düşük puanlar konuşuldu yıllar boyu. Tam bu yıl ‘Müzik kazandı.’ diyecektik belki de ama bu temennimiz Fransa engeliyle karşılaştı. Sunucuların bu açıklamaları dikkatsizlik mi yoksa bile isteye can sıkmaya çalışmak mı bunu çok net anlayamadık açıkçası.
İşte bu sebeple yazımın başında sizlerle Bülent Özveren hakkındaki görüşlerimi paylaşmak istedim. Çünkü sadece Türkiye’deki değil yurtdışında da pek çok sunucunun bu usta isimden öğrenmesi gerekenler var. En azından sahne duruşu ve tarafsızlığı öğrenseler yine kâr. Şarkımızı elbette beğenmemiş olabilirler.
Klasik bir sözdür ama çok doğrudur ki ‘Zevkler ve renkler tartışılmaz.’ Kaldı ki bunu nerede olduğunu bilmeden densizlik şeklinde söylerseniz o zaman bunda ister istemez ard niyet aranıyor.
Her türlü olumsuzluğa rağmen Manga çok başarılıydı ve gönüllere bir kez daha taht kurdu. Bu yarışma Manga’nın uluslar arası arenada da önünü açacak diye düşünüyorum ben. Tüm Türkiye’nin dediği gibi ben de ‘Teşekkürler Manga’ diyorum, bu başarı size çok yakıştı...














