|SELECT LANGUAGE YOU WANT TO READ/Turkey News Agency Internet Newspaper||OKUMAK İSTEDİĞİNİZ DİLİ SEÇİNİZ/Türkiye Haber Ajansı İnternet Gazetesi|

AKDENİZ'DE GÜNEŞ VE DENİZİN ARAP KÜLTÜRÜYLE...
  • Reklam
Pekcan TÜRKEŞ

Pekcan TÜRKEŞ

AKDENİZ'DE GÜNEŞ VE DENİZİN ARAP KÜLTÜRÜYLE HARMANLANDIĞI MALTA ADASI

16 Haziran 2020 - 17:16 - Güncelleme: 18 Haziran 2020 - 20:21

AKDENİZ’DE GÜNEŞ VE DENİZİN ARAP KÜLTÜRÜYLE HARMANLANDIĞI MALTA ADASI

İtalya’nın güneyinde yer alan Malta, irili ufaklı beş adadan oluşuyor. Oldukça uzun bir yaz dönemine sahip bu adaların en büyükleri Gozo, Comino ve Malta, özellikle yaz aylarında tatil planlarında olmayı hak eden bir destinasyon.
Türkiye’den Malta’ya gelenler genelde keskin bir çizgiyle ikiye ayrılıyor: Kimi havaalanına iner inmez mimari yapılara bakıp, konuşulan lisanı duyunca Urfa veya Mardin’e gelmiş gibi hissediyor.Kimi de geceyarısı ıssız sahilde koşan kadınları görünce bir Avrupa şehrinde olduğu hissine kapılıyor.

ST JOHN ŞÖVALYELERİNİN TARİHİ MALTA’DA BAŞLADI

St. John şövalyelerinin tarihi, 11. yüzyılıda Malta’da başlar. Şövalyelerin gerçek görevi, savunma yapmak, Hristiyan hacılara kutsal topraklara kadar refakat etmek ve zor durumda olan insanlara yardımda bulunmaktı. Malta; Şövalyelerin döneminde mimarlık, sanat ve kültür açısından altın devrini yaşadı. Malta'daki pek çok görkemli yapı bu dönemin eserlerindendir.

MALTA, UZUN SÜRE İNGİLTERE’NİN SÖMÜRGESİYDİ

Ada uzun süre İngiliz hakimiyetinde kaldığı için Avrupa geleneğinin izlerini taşıyor. Malta, Mağrip kültürüyle kaynaşmış, Katolik geleneğin güney Avrupa mimarisiyle nasıl harmanlandığını gösteren bir durak. 
Malta cumhuriyeti 1964’ te bağımsızlığını kazanınca sömürgesi olduğu İngilizlerin trafik, hukuk ve eğitim sistemlerini ülkede uygulamaya başladı.
Özgün bir tarihsel ve coğrafi dokuya ev sahipliği yapan ve ılıman  bir iklime sahip olan Malta’nın hava durumu şu şekilde özetlenebilir: Ocak ayında bile pırıl pırıl parlayan bir güneş, 15°C’den düşük olmayan kışlar ve ortalama 34°C’de seyreden yazlar.

BAŞKENT VALLETTA

Akdeniz’in muhteşem mimarisi, suyu ve doğasında ruhunuzu dinlendiren Malta’da görülmesi gereken en önemli yerlerden biri olan Başkent Valletta, bir eğlence merkezi. Hafta sonları, Avrupa’dan gelen turistler ve eğitimlerinden fırsat bulup kendilerini Malta gecelerinin karşı konulamaz eğlencesine bırakan öğrenciler ile dolup taşan Valetta şehri ismini şövalyelerin büyük ustası Jean Parisot De La Vallette'den almıştır. Mimari stili Rodos adasını andıran Valletta en erken dönem raylı sistemin kullanıldığı şehirlerden biridir.

REPUBLİC STREET CUMHURİYET CADDESİ

Valletta’ya girdiğinizde sizi karşılayan ilk cadde olan Republic Street upuzun ve hareketli görünüşüyle sizi Valletta’nın merkezine doğru götürüyor. Bu caddeden ilerlediğinizde sağ ve sol taraftaki sokaklara girerseniz Valletta’nın tarih kokan sokakları ile karşılaşıyorsunuz. Şehiri tam ortadan ikiye bölen Republic caddesinin sol tarafında kalan St.Lucia Street, Strait Street  ve sağ tarafta bulunan Merchanis Street en bilinen ünlü sokaklarıdır.

 ST JOHN KATEDRALİ

1577 yılında Aziz John anısına inşa edilen Din adamlarının mezarlarının da bulunduğu Katolik  kilise; Maltalı Şövalyeler tarafından dışarıdan bakıldığında zenginlikleri çok belli olmasın ve düşman çekmesin diye tüm şatafatı katedralin içine saklayarak yapılmıştır.


SAİNT GEORGE MEYDANI

St John Katedralinin karşısında bulunan önemli törenler ve gösterilerin yapıldığı Saint George Meydanı;   şövalyelerin konakladığı tarihi binaya da ev sahipliği yapıyor. Bu yüzden burası Valletta’da gezilecek yerler içerisinde en önemli nokta sayılabilir.  

GRANDMASTER’S PALACE Büyük Usta’nın Sarayı

St. George Meydanı’nda yer alan Grandmaster’s Palace (Büyük Usta’nın Sarayı) ; Şövalyeler tarafından yapılan ilk bina olarak biliniyor. Günümüzde Parlamento binası olarak kullanılan bu yapının üst katı meclis görüşmelerinde ve resmi törenlerde ziyarete kapalı tutuluyor. Fakat alt katında bulunan Zırh Müzesi sürekli açık olduğu için ziyaret edilebilinir. Şövalyelerin özel eşyalarının sergilendiği bu müzede Osmanlı kuşatmasıyla ilgili tablolar da var. Bu tablolar üzerinde de Osmanlı bayrakları yer alıyor.  

UPPER BARRACK GARDENS ÜST KIŞLA BAHÇELERİ

Şövalyelerin kışlası olan Upper Barrack Garden’s bölgenin savunma ve korunması amacıyla 13.yüzyılda inşa edilmiştir. Liman ve şehir manzarasını aynı anda görebileceğiniz muhteşem bir seyir alanıdır.
Güzelliği ile Game of Thrones’a da mekan olan bu bahçe belki de Malta’nın en eşsiz panaromik manzarasına sahip desek yanlış olmaz.
Valetta’da tarihi binaların yanında biraz da ara sokaklarda kaybolmanızda fayda var. Özellikle de Büyük Usta’nın Sarayı’ndan aşağı Sahile doğru inerken yolunuzun üstünde cumbalı evler göreceksiniz.

MDİNA SESSİZ ŞEHİR

Maltanın ilk başkenti olan Mdina’nın surlar içindeki kısmı Mdina,dışındaki bölüm ise Rabat olarak adlandırılıyor. Arapçada şehir anlamına gelen Mdina’ya içerisine belli saatlerde motorlu taşıt giremediği için “sessiz şehir” de  deniliyor.
Mdina, Malta’nın eski başkenti olmakla beraber, Fenikeliler tarafından MÖ 700 yılında kolonileştirilmiş, Hospitaller Şövalyeleri tarafından uzun bir süre üs olarak kullanılan  bu yer dünyayı kasıp kavuran Game of Thrones’un önemli sahnelerine ev sahipliği yaptı. Bu sebeple de sayısız turisti ağırlayan bir yer haline geldi. 
İçeriye girdiğinizde kireç taşından yapılar ve kiliseler sizi karşılıyor. İsterseniz Fayton ile Mdina’yı dolaşabilirsiniz. Ortaçağ’a doğru zamanda yolculuğa çıkaran bu yerde Katedral Müzesi ve Ulusal Tarih Müzesi gibi duraklarda ise Malta hakkında detaylı bilgi edinebilir ve şehrin geçmişe dönük yüzünü daha iyi tanıma fırsatına erişebilirsiniz.

TİCARET MERKEZİ RABAT

Mdina surlarından dışarıya çıktığınızda artık Rabat şehrindesiniz. Rabat önemli bir Roma şehri imiş, bu bölgede yer alan antik eserler de Romalılara ait. Malta’da görmeye doyamayacağınız mavi, yeşil, kırmızı cumbalı sarı Malta taşından evlerin güzel örnekleri Rabat sokaklarını süslüyor.

ST. PAUL KATEDRALİ

St. Paul Katedrali Rabat bölgesinin merkezi konumunda. Kilisenin olduğu meydanda kafeler, restoranlar ve pastaneler yer alıyor. Bu meydandan devam ettiğinizde Kapadokya’daki yer altı şehirlerine benzeyen St. Paul Catacombs isimli yer altı mezarlarına ulaşacaksınız. Oldukça geniş bir alana yayılmış yer altı mezarları savaş zamanında sığınak, zaman zaman depo ve hayvan barınağı olarak kullanılmış ama şu an tamamen restore edilip turizme kazandırılmış.

LÜKS RESTORANLARIN BULUNDUĞU KASABA: SLİEMA

Mdina’nın çarpıcı tarihselliğinin ardından, günümüz Malta’sına ve onun dinamik yüzüne sizi daha da yakınlaştıracak Sliema; denizin bütün maviliğiyle parıldadığı bir yer. Fresco’s ve Il-Merill gibi Malta’nın en lüks ve iddialı restoranlarının bünyesinde barındırdığı Sliema’da St. Julians ve St. Georges plajları da Malta’da tatilin tadını çıkarmak isteyenler için muhteşem bir atmosfer sunuyor.

ST JULİAN’S KASABASI


St Julian’s Valetta’nın kuzeyinde eğlence merkezi bir kasabadır.Bünyesinde sayısız otel , gece klubü , casino ve restoran barındıran bu şehir için rahatlıkla küçük Kıbrıs diyebiliriz. Malta için en büyük gelir kaynaklarından biri olan dil okulları bu bölgede yer alıyor. Spinola bay körfezinde çapa atmış yüzlerce rengarenk tekneler ve İtalyan mutfağını temsil eden restoranlar bulunuyor. Gençlerin ve öğrencilerin hava karardıktan sonra akınına uğrayan eğlencenin merkezi  Paceville de bu bölgede.

 “GAME OF THRONES” TAHT OYUNLARI DİZİSİ

Son yılların popüler dizisi Game of Thrones, dünyanın birçok yerini sete çevirmesi ile biliniyor. Dizinin çekildiği yerlerden biri de  Malta. Özellikle fantastik televizyon dizisi Game of Thrones tutkunuysanız Malta’yı  çok daha fazla sevebilirsiniz. Game of Thrones dizisinin Kral’ın Şehri  (King’s Landing)  La Valetta’daki Üst Kışla Bahçeleri’nde Daenerys Targarian ve Khal Drogo’nun düğünlerinin gerçekleştiği yer ise Gozo Adasında çekilmiş.

OSMANLI’NIN BÜYÜK KUŞATMASI VE

Malta’nın Osmanlı tarihinde önemli bir yeri var. 1565 yılında Malta adası,Osmanlı İmparatorluğu Turgut Reis komutasında kuvvetleri tarafından kuşatılır. Kanuni’nin Rodusu aldıktan sonra canlarını bağışladığı şövalyelerin lideri Jean de la Valetta; Malta tarihinde büyük yer tutan Osmanlı saldırısına karşı savunmuştur. Ancak Turgut Reis’in başına isabet eden bir şarapnel parçası sonucu hayatını kaybedince kuşatma başarısızlıkla sonuçlanır. Bu olay 16. yüzyıl Avrupa’sında büyük ses getirir. Hatta ünlü düşünür Voltaire’in bile bu savaştan abartılı bir şekilde bahsederken “Hiç bir şey Malta Kuşatması kadar ünlü değildir.” dediği belirtilir.
Tarihte Malta; bir sürgün yeri olması ile de tanınır.İstanbul’un İngiliz işgali sırasında Sait Halim Paşa,Ziya Gökalp, Mithat Paşa, Hüseyin Cahit Yalçın, Malta’ya sürgün edilmiştir.

GOZO ADASI

Gozo Malta’nın cennet adası. Sahilleri, doğasıyla büyüleyen Gozo karnavalı ve tapınaklarıyla meşhur. Rabat ismiyle de bilinen Victoria ise adanın merkezinde yer alıyor. Victoria, Gozo Arkeoloji Müzesi, Santa Verna Tapınağı gibi göz kamaştırıcı tarihsel değere sahip. 
Gozo adasında bulunan Ġgantija tapınaklarının Mısır Piramitlerinden bile daha eski bir döneme ait olduğu düşünülüyor.
La Grotta isimli popüler gece kulübü ve bir eşini başka bir yerde bulamayacağınız yerel şaraplara ev sahipliği yapan Cafe Jubilee gibi mekânlarıyla da göz dolduruyor. Malta adası kadar fazla seçenek sunmasa da Gozzo’nun orijinallik ve eğlence açısından sizleri hayal kırıklığına uğratmayacaktır.

1980 yılında Temel Reis filminin çekildiği yapay bir köydür. Mellieha’da bulunan Temel Reis köyü yapıldığı ilk gün ki halini koruyor.

Burada sinema filmi çekildikten sonra düzenlemeler yapıldı ve turistlerin ziyaretine açıldı.
Her yıl binlerce turisti ağırlayan bu yerde Temel Reis, Kabasakal ve Safinaz gibi karakterler sizi kapıda karşılıyor. Müzikal gösteri de sunan karakterle çok eğlenceli vakit geçirebilirsiniz.

MARSAXLOKK-Balıkçı Kasabası

İzmir’in harika kıyılarını hatırlatan rengarenk kayıkları ile meşhur Marsaxlokk, Rengarenk kayıkları ile meşhur Malta’nın şirin balıkçı kasabasında denize girebilir ve uygun fiyatlara deniz ürünü yiyebilirsiniz. Bu küçük ve sevimli  balıkçı kasabasında yiyeceğiniz herşey muazzam taze, leziz ve ekonomiktir.
Pazar sabahları kurulan Marsaxlokk balık pazarı ve etrafındaki balık lokantaları bu kasabanın ününü artırmıştır. Özellikle Malta’nin meşhur balığı Lampuki (Akdeniz lüferi) ve Dolphin fish tavsiye edilir.

MALTA DİL OKULLARI

Malta, günümüz standartlarına uygun ilk İngilizce dil okulunun kapısını 50 yıl önce açmış. Ülkedeki sayısız dil okulu dil turizmi için büyük önem taşıyor. İngilizcenin Maltaca ile beraber resmi dil olarak kabul edildiği ülkede Malta Üniversitesi de prestijli bir eğitim kurumu olarak kendini gösteriyor .Malta Adası’nın yanı sıra Gozo’da da Institute of English Language Studies gibi köklü kurumlar, dil eğitimi amacıyla Malta’da bir süre kalmayı planlayanlar tarafından tercih ediliyor.
Malta’da dil okulları oldukça meşhur olduğu için, sezon nisan ayında açılıp, ekim sonuna kadar devam ediyor.
Farklı kültürlerin iç içe geçtiği ve bunu yaparken kendi özelliklerini koruduğu Malta’nın resmi dili Maltaca (Arapça+  İtalyanca karışımı )olsa da, hemen hemen herkes genci yaşlısı İngilizce biliyor. Ayrıca İtalyanca da konuşuluyor. İtalya’ya çok yakın olduğu için İtalyan kültürünün etkilerini de görmek mümkün. Maltaca dilinin Arapçaya benzerliğinin sebebi de Arapların iki asır boyunca adayı yönetmiş olmasına dayanıyor. 

MALTA MUTFAĞI

Malta mutfağı, Sicilya ve Kuzey Afrika'ya yakınlığından etkilenen lezzet ve renkle doludur: Zeytin, Gbejniet (yerel koyun peyniri), Zalzett (kişniş aromalı sosis) ve Pastizzi (poğoça)
Malta’nın ekonomisi kumar/bahis, turizm ve dil okullarıyla döner. Ülkede tarım yoktur çünkü tarıma elverişli arazisi yoktur. çiftçilik de yoktur. En taze et 3-4 aylık ve bu etler Yeni Zelanda’dan gelir. Et fiyatları inanılmaz ucuz. 1 kilo kıyma 7 euro.
Malta’nın Tavşan eti ve Pizzanın dışında çok fazla kendine özgü yemeği yok.
Malta’daki restoranların menülerinde sık sık karşınıza çıkacak tavşan etinden yapılan Stuffat tal-Fenek isimli yahni 


- Pastizzi: Açma, poğaça benzeri bir hamur işi. Peynirli, bezeyeli, tavuklu, etli, ançüezli gibi türlü türlü versiyonu mevcut.
- Peynirli, domates soslu Ravjul Malti isimli ravioli. 
- Malta’daki Arap etkilerinin bir ürünü olan kızartılarak hazırlanan hamur işi tatlı Imqaret’in Sokakta satılan versiyonları makbuldür.

MALTA’NIN ANIMSATTIKLARI

- Malta’nın daha önceki ismi Melita’ymış ve Melita Yunanca’da ‘bal adası’ anlamına geliyor.
- Malta’da 1934'e kadar İtalyanca  resmi lisanmış.
- Malta, 1942 yılında İngiliz kral VI. George tarafından George Haçı’yla ödüllendirilmiştir, bayrağındaki haçın sebebi de bu ödüldür.
- Malta’nın 2 sembolü vardır. Birisi Maltaca’da Luzzu olarak bilinen Malta botları, diğeri şövalyeler tarafından kullanılan Malta Haçı.
- Bu tarihi ada, pek çok savaş görmüş.İngilizler 2. Dünya savaşında adayı Akdeniz’deki üslerinden biri olarak kullanmış. Almanlar ise savaş boyunca bu adaya toplamda 2 milyon ton bomba atmış.
- 2004 yılında Avrupa Birliği’ne üye olmasından sonra 2008 yılından itibaren adada Euro para birimi kullanılmaya başlandı.
- 2011'e kadar boşanma bile yasakken, şimdi “Eşcinsel Evlilikleri”yasallaştıran Katolik ülke.
- Malta; iklim itibarıyla Kıbrıs ile aynı özellikleri gösteriyor.
- Ağırlıklı olarak Katolik olan ülkede 360’ın üzerinde kilise var.
- Avrupa’nın köyü diyebileceğimiz eski Commonwealth üyesi ada ülkesi.
- Soyadı kıtlığının yaşandığı ülke.Her beş kişiden üçünün soyadı Vella ya da Zammit.
- Mimari özelliği bozulmasın diye, yeni binaların bile adanın ünlü sarı taşından yapılması zorunluluğu olması nedeniyle, Ortaçağdan kalma havasını hala koruyan, kendine özgü mavinin tonlarında üfleme cam işçiliği ile de ünlüdür Malta adalar grubu. 
- Geleneksel Malta müziği Għana olarak bilinir ve genellikle erkekler tarafından çalınan yerel gitarlar eşliğinde karşılıklı atışma şeklinde icra edilir. Şarkıların sözleri o sırada şarkıyı söyleyen kişiler tarafından uydurulur ve bu çekişme muhakkak arkadaşca sonlandırılır.
- Maltız keçisi
- Maltız; içinde ızgarası bulunan, ayaklı, taşınabilir küçük ocak.
- Malta’da Malta eriğini kimse bilmiyor.
- Valletta’ya 15 dakika vasıtayla gidilen Mosta semtinde Dünyadaki desteksiz kubbeye sahip üçüncü en büyük kilisesi olan Rotunda Mosta bulunuyor.
- Valetta’da mutlaka görmeniz gereken aktivitelerden biri de her gün saat 12:00 ve 16:00 şehir surlarında yapılan top atma töreni. 
- Birçok Hollywood filmi bu Adada çekildi:Troy (Truva )-A different Loyality (İhtiras Günleri )-Gladiator-Popeye (Temel Reis)-The Count of  Monte Cristo(Monte Cristo Kontu)-Midnight Express (Geceyarısı Ekspresi)-The League of Extraordinary Gentlemen (Muhteşem Kahramanlar) 

- Sahilde dalgaların kayalara açtığı Blue Grotto isimli mavi ilginç bir mağara var.
- Blue Grotto’dan kuzey batıya doğru yarım saatlik deniz manzaralı bir yürüyüş ile Türkiye’deki Göbeklitepe bulunana kadar dünyanın en eski tapınağı ünvanını taşıyan ancak tacını Göbeklitepe’ye bırakan güneşe göre tasarlanmış Dünyanın en eski Tapınakları olan Hagar Qim ve Mnajdra bulunuyor.
- Her ne kadar biz Malta Teriyerini sıklıkla duysak da, aslında adaya ait olduğu söylenen köpeğin ismi Pharaoh Hound (Firavun Tazısı) diye geçiyor.
- Malta’da trafik tıpkı İngiltere, Japonya, Avustralya, Güney Afrika gibi soldan gidiyor.Ancak arabaların direksiyonları sağda ve vites değiştirirken sağ değil sol elinizi kullanmanız gerekiyor.
- 2003 Eurovision Yarışmasında Türkiye’ye 4 puan veren ülke.
- Kuzey Afrika kökenli, Arapça lehçesi konuşan, Katolik, Akdeniz  kültürü'nü benimsemiş Avrupalıların'ın ülkesi.
- Malta; görünüm itibarı ile biraz da Beyrut’u andırıyor.
- Avrupa Birliği’ne üye ülkeler içinde kadınların ekonomik, siyasal ve sosyal yaşam içerisinde en düşük oranlarla yer aldığı ülke
- Malta bayrağı beyaz – kırmızı renkten ve sol üst köşesindeki George Haçı’ndan oluşur.
- Malta’nın en eski yerleşim merkezi 7400 yıl öncesine dayanan tarihiyle Għar Dalam isimli mağaradır.

- Konuşulan dil Arapçaya yakın olmakla birlikte İtalyanca’dan da esinlenmiş. Bizim “Merhaba” mız “merhba".  "sokak" , "dar yol, geçit" anlamında "s'qaq" sözcüğünü kullanıyorlar.
- Aziz Joseph Bayramı Aziz Joseph, Incil’e göre marangozmuş ve bu sebeple kendisi özellikle işçilerin ve marangozcuların koruyucusu sayılırmış. Ayrıca “evlilik koruyucusu” olduğuna da inanılır.
Aziz Paul icin yapılan “Valletta sehrinde Aziz Paul heykelini sokak sokak gezdirme” ritueli, Aziz Joseph icin Rabat şehrinde akşam saatlerinde yapılıyor.
- Malta’nın, ülkede bulunan araba sayısıyla Avrupa’da Lüksemburg’dan sonra “en çok araba barındıran ikinci ülke” 
- Son Osmanlı Padişahı Vahdettin 17 kasım 1922’de İngiliz  zırhlısı yardımıyla kaçtığı yer Malta’da.
- Kahramanmaraş’lı lokanta işiyle uğraşan Türkler çoğunlukta.
- Farklı Futbol Hakimi atama sistemleri vardır. Bu sisteme göre bir maça atanan yardımcı hakemler,  "ülke küçük, dedikodu çıkmasın diye hangi maça atandıklarını maçtan birkaç saat önce öğreniyorlarmış.
- Ülkede avukatlar arası Europe futbol şampiyonası ( eurolawyers) yapılıyor.
- Her evin nerdeyse bir köpeği var.
- İstanbul  Fatih ilçesinde Malta diye bir semt var: Türkçe tabela yok Türkçe konuşan hiç yok.
Arapça konuşuyorlar. Amacınız dil öğrenmekse ve hangi dil olduğu konusunda bir kıstasınız yoksa Fatih Malta’ya gidebilirsiniz. Burada öğrenebileceğiniz yegane dil Arapça .
- Eşcinseller için uygulanan onarım terapi yöntemini yasaklayan ilk Avrupa ülkesi.
- Ülkede Japon, Koreli, Kolombiyalı, Brezilyalı ve Türkler var.
- Pacaville,  öğrencilerin buluşma yerlerinden biri.


- St.Julians’ta 3 casino var: Casino Malta-Portomaso ve Dragonaro
- Suç oranın az olduğu güvenilir ülke Malta’da polislerin üzerinde silah göremezsiniz.
- Türk zenginlerin bu ülkeden vatandaşlık almasının birbiriyle bağlı 2 önemli nedeni var: Türkiye’de %22 olan kurumlar vergisi Malta’da %5 ve ülkeye gelen giden paraya stopaj uygulanmıyor. ikinci nedeni de çok düşük vergilere sahip bir Avrupa Birliği ülkesinde şirket sahibi olabiliyorsunuz.

- Malta’da şirket açmanın sadece vergi konusunda değil, oturma ve çalışma izni alma konusunda avantajları var. Şöyle ki; eğer kendi şirketinizi açmak ve yatırımlarınızı Malta’da yapmak isterseniz, hem ortalama %30 daha az vergi ödeme avantajından yararlanmış olur hem de açacağınız şirket üzerinden “self-employed” olarak oturma/çalışma iznine başvurup, iş aramanıza gerek kalmadan kendi işinizin sahibi olarak Malta’ya gelebiliyorsunuz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar